ZERO

Pazartesi, Aralık 21, 2015


ZERO sessizliktir.
ZERO başlangıçtır.


  Bu akımla tanıştıktan sonra neden daha önce duymadım diye hayıflanmaya hazır olun. Ve daha da geç kalmadan öğrenelim, anlatalım. ZERO 2. Dünya savaşı sonrasında geçmişin tozunu savurmuş, geleceğe doğru geri sayımı başlatmış örgütlü olmayan bir grup sanatçının hayatlarına dokunabileceğimiz, felsefesini öğrenebileceğimiz ve bununla oluşan sanat çalışmalarının izini sürebileceğimiz bir akım bir hayata bakış fikri... ZERO Vakfı Kurucu Yöneticisi Mattijs Visser sergiyi Işık, Zaman, Ateş, Uzam, Strüktür, Boşluk, Renk, Gölge ve Titreşim ana temaları etrafında şekillendirmiş. Sergide ZERO’nun kurucuları Heinz Mack, Otto Piene, Günther Uecker’in farklı teknik ve materyallerde ürettiği eserlerle, akıma dahil olmuş ve ilham vermiş önemli sanatçılar Yves Klein, Piero Manzoni ve Lucio Fontana’nın eserlerini de görmek mümkün. “Sanat sıfırdan başlamalı” prensibiyle yola çıktan sanatçılar her türlü yeni başlangıca zemin sağlayacak bir “ZERO alanı” hayal etmişler.

 Mack’ın titreşimine, Uecher’in çivilerine, Piene’nin rengin anlamını yorumlama şekline ve tabi ki Klein’in mavisine hayran kalmamam ve sergiyi bitirdiğimde içimden “Zero güzel ve iyi olmak için vardı.” cümlesini tekrar etmemem  mümkün değildi...
 Zero manifestosunun giriş kısmı ile başlayan yazımı yine manifestodan bir bölümle bitirmek isterim, Zero’yla kalın effenim.

ZERO yerim, Zero içerim, ZERO uyurum, ZERO uyanırım, Zero severim.









You Might Also Like

0 yorum

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *